Risale-i Nur, müşterileri aramaz;
müşteriler onu aramalı
Bismillahirrahmanirrahim
Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız.


Arama Türü


Arama Biçimi


Aranacak Kitaplar

Risale-i Nur Programlarını Sitemizin Download bölümünde bulabilirsiniz.


Tarihçe-i Hayat | Dördüncü Kısım : Kastamonu Hayatı | 268

<Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa>
Sadece Bu Risale İçinde Ara :

kusurlardan, nisyandan, sehivden halî değil. Benim bilmediğim çok kusurlarım var; belki de fikrim karışmış, risalede hatalar da olmuş. Bu zamanda gayet kuvvetli ve hakîkatli milyonlar fedakarları bulunan meşrebler, meslekler bu dehşetli dalalet hücumuna karşı zahiren mağlûbiyete düştükleri halde, benim gibi yarım ümmî ve kimsesiz, mütemadiyen tarassut altında, karakol karşısında ve müthiş, müteaddit cihetlerle aleyhimde propagandalar ve herkesi tenfîr etmek vaziyetinde bulunan bir bîçare, o mesleklerden daha ileri, kuvvetli dayanan Risale-i Nur'a sahip değildir. O eser, onun hüneri olamaz ve onunla iftihar edemez. Belki doğrudan doğruya Kur'an-ı Hakîm'in bu zamanda bir mu'cize-i maneviyesidir ve rahmet-i İlahiye tarafından ihsan edilmiştir. O adam, binler arkadaşıyla beraber, o hediye-i Kur'aniyeye el atmış. Her nasılsa birinci tercümanlık vazifesi ona düşmüş. Onun fikri ve ilmi ve zekasının eseri olmadığına delil: Risale-i Nur'un öyle parçaları var ki; bazı altı saatte, bazı iki saatte, bazı bir saatte ve bazı da on dakikada yazılan risaleler var. Ben yeminle temin ediyorum ki, Eski Said'in kuvve-i hafızası beraber olmak şartıyla, o on dakikalık işi on saatte fikrimle yapamıyorum, o bir saatlik risaleyi iki günde istidadımla, zihnimle yapamıyorum. O altı saatlik risale olan Otuzuncu Sözü ne ben, ne de en müdakkik dindar feylesoflar, altı günde o tahkîkatı yapamaz. Ve hakeza... Demek biz, müflis olduğumuz halde, zengin bir mücevherat dükkanının dellalı ve bir hizmetçisi olmuşuz.
Said Nursî


Azîz, sıddîk kardeşlerim,
Bu günlerde sabah namazı tesbihatında, İstanbul'daki ihtiyarın garazkarane ve şahsıma karşı galîz gıybeti üzerine" Eski Said damarıyla nefs-i emmarem heyecana geldi, "Mazlumum, bu nevî zulüm çekilmez" dedi, intikamını almak istedi. Birden kalbime geldi: "Belki Risale-i Nur'un İstanbul'da neşrine bir vesîle olur. Sen madem hayat-ı dünyeviyeni ve hayat-ı uhreviyeni dahi Risale-i Nur'a feda ediyorsun, bu izzet-i nefis damarını dahi feda et." Hem, "Sebeb-i hilkat-i kainat Fahr-i Alem Aleyhissalatü Vesselama mecnun tabiri istimal eden insanlar bulunduğu gibi; senin, o güneşe nisbeten zerrecik bir izzet-i nefsinin kırılmasına ehemmiyet verme" diye ihtar edildi, benim de kalbim rahat etti.
Said Nursî

<Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa>

Risale Sayfaları
En Başa Git Bir Öncekine Git Bir Sonrakine Git En Sona Git
Diğer Risaleler
Üçüncü Kısım : Eskişehir Hayatı
Dördüncü Kısım : Kastamonu Hayatı
Beşinci Kısım : Denizli Hayatı


Kitap :
Sayfa :





Şu an aktif olan68 kişi
Toplam Ziyaretler13.415.865 kişi
www.risaleara.com - çalışmalarımız devam ediyor.
www.risaleara.com web sitesi A Bilgisayar sunucularından yayınlanmaktadır.
Sayfa 0,0001 saniyede üretildi. Tablo erişim: 5